Palamedes

search for more blogs here

 

"Platon " Mektuplar" posted by ~Ray
Posted on 2008-11-29 14:23:06

Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk aşama insan varlığının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat bu anlatımın düşünce öğeleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun diğer ulusların edebiyatlarını kendi dilinde daha doğrusu kendi düşüncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması canlandırması ve yeniden yaratması demektir. İşte çeviri etkinliğini biz bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmiş uluslarda düşüncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın bütün kitlenin ruhuna kadar işleyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması zamanda ve mekânda bütün sınırları delip aşacak bir sağlamlık ve yaygınlığı gösterir. Hangi ulusun kitaplığı bu yönde zenginse o ulus uygarlık dünyasında daha yüksek bir düşünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinliğini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek onun genişlemesine ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına şükran duyuyorum. Onların çabalarıyla beş yıl içinde hiç değilse devlet eliyle yüz ciltlik. özel girişimlerin çabası ve yine devletin yardımıyla onun dört beş katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplığımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edeceği büyük yararı düşünüp de şimdiden çeviri etkinliğine yakın ilgi ve sevgi duymamak hiçbir Türk okurunun elinde değildir. 23 Haziran 1941. Yunan eserlerinin çevirisinde tanrı insan ve ülke adlarını asıllarındaki gibi yazmayı uygun bulduk; bunun için de bugün Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde kullanılan çevriyazı yöntemini aldık. Yunancanın her harfi aşağıdaki cetvelde gösterildiği gibi tek veya çift harfle karşılanmıştır. "Th" ve "kh" gibi çift harfleri kullanmaya gerek vardı; çünkü Yunancanın Q'sını da. T 'ını da "t" ile gösteremezdik ikisini ayırmak zorunluydu. "X" için de yalnızca "h" harfini alsaydık Yunancada bazan sesli harflerin önüne gelen ( ' ) işareti ile karışabilecekti. Yanınızda geçirdiğim uzun yıllar boyunca devlet yönetimi işlerinde herkesten çok bana başvurduğunuz halde bütün nimetlerden siz yararlanıyor bense birçok kara çalmayla karşılaşıyordum; ama sizin yaptığınız kıyıcılıkların benim razı olmamla olabileceğine kimsenin inanmayacağını bildiğimden bu kara çalmalara ağır olmalarına karşın katlanıyordum. Devlet yönetimini sizinle paylaşanlar. çoğunu yardım ederek cezalardan kurtardığım kimseler bana bu yolda tanıklık ederler. Birçok kez kesin ve tam erk vererek devletin başına getirdiğiniz beni bir dilenciye bile yapılmayacak aşağılamalarla yanınızdan kovdunuz; bunca yıl aranızda kaldığım halde hemen gemiye binip uzaklaşmamı istediniz. Ben artık beni insanlardan biraz daha uzaklaştıracak bir ömür sürmeye karar verdim. Sen de ey Tyrannos Dionysios yapayalnız kalacaksın. Gezim için verdiğin o bol parayı sana bu mektubumu getiren Bakkheios geri verecektir. Bu para yolculuk giderlerimi karşılayamayacağı gibi başka bir işe de yaramayacaktı; onu vermek senin için bir onursuzluk olacağı gibi kabul etmek de benim için onursuzluk olurdu; onun için kabul etmiyorum. Böyle bir parayı ha almışsın ha vermişsin senin için hepsi bir. Onu al dostlarından başka birini sevindir tıpkı beni sevindirdiğin gibi! Ben senin nimetlerinden yeterince yararlandım. Arkhedemos'tan öğrendiğime göre senin için hiçbir şey söylemememi istediğin gibi dostlarım da hoşuna gitmiyecek ne bir şey yapmalı ne bir şey söylemeliymiş. Bu yolda yalnızca Dion'a izin veriyormuşsun. Oysa bu "Dion'dan başka" sözleri dostlarım üzerinde hiçbir etkim olmadığını açıkça gösteriyor; başkalarının senin ve Dion'un üzerinde sandığın gibi bir etkim olsaydı emin ol bundan sen de yararlanırdın. Dion da bütün öteki Helenler de. Her neyse ben kendimi güçlü buluyorum. çünkü yaşamıma düzen veren aklımdır. Kratistolos'la Polyksenes sana birtakım yanlış şeyler söylemiş olmasalardı böyle bir şeyin sözünü bile etmezdim; ama bunlardan biri Olympia'da benimle birlikte olan kimselerden birkaçının sana karşı olduklarını işittiğini söylemiş. Belki de kulağı benimkinden daha delikmiş; çünkü ben bir şey duymadım. Bundan böyle sana herhangi birimiz için buna benzer şeyler söylenecek olursa bana mektup yaz; doğruyu. çekinmeden sahte bir utanç göstermeden bildiririm. İkimize gelince karşılıklı durumumuz şudur sanıyorum: bizi tanımayan bir Helen (1) yoktur diyebilirim; aramızdaki ilişki de herkesin ağzında. Emin ol bunun gelecekte de sözü edilecektir; çünkü. önemi ve salmış olduğu ün bakımından bu ilişkimizi birçok kimse duyacaktır. Ne demek istiyorum? Ta gerilere giderek anlatayım: bilgelikle erk doğa yasalarınca hep circumvolveşirler; hep birbirinin ardı sıra gider birbirini arar hep bir araya gelirler. Örneğin Hieron'la Lakedaimonyalı Pausanias'ın sözü edilince insan. Simonides'in onlarla olan ilişkisini neler yaptığını onlara neler dediğini amımsamaktan zevk alır; Korinthoslu Periandos'la Miletli Thales'i; Perikles'le Anaksagoras'ı birlikte övmek artık gelenek olmuştur; Kroisos'la Solon gibi bilgeler de yüce hükümdar Kyros'la birlikte anılmaktadır. Şairler de böyle yapıyorlar: Kreon'u Teiresias'la; Polyeidos'u Minos'la; Agamemnon'u Nestor'la; Odysseios'u da Palamedes ile circumvolveştiriyorlar. Yanılmıyorsam ilk insanlar da Prometheus'la Zeus arasında bunlara benzer bir ilişki bulmuşcookır; şairlerin gösterdiğine göre bu yiğitler ya nefretle birbirlerinden ayrılıyor ya da dostlukla circumvolveşiyorlar; kimi zaman dost kimi zaman düşman oluyorlar; kimi şeylerde anlaşıyor kimi şeylerde de anlaşamıyorlar. Bunları söylemekten amacım biz öldükten sonra da adlarımızın ağızlarda dolaşacağını anlatmaktır; bunu aklımızda tutmamız gerek. Bana öyle geliyor ki geleceği düşünmek boynumuza borçtur. Kimi sıradan kimseler bir doğa yasasıyla bu sıkıntıya gelemiyorlar; oysa en iyiler gelecek kuşaklarca iyi tanınmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ben burada. ölülerin bu dünyada olup bitenleri sezdiklerini gösteren bir tanıt görüyorum: en güzel ruhlar bunun böyle olduğunu en kötü ruhlar da böyle olmadığını haber veriyor; ama tanrısal kimselerin sözlerine başkalarınınkinden daha çok önem vermeliyiz. O sözünü ettiğim eski insanların aralarındaki ilişkileri düzeltmek ellerinde olsa. ünlerinin şimdikinden daha iyi olması için ellerinden geleni yapacaklarından kuşku duymuyorum. Bizim aramızda da ayıplanabilecek bir şey geçmişse bunu. Tanrı'nın da yardımıyla eylemlerimiz ve sözlerimizle düzeltmek henüz elimizdedir; başkalarının felsefe üzerinde edinecekleri doğru kanı da ilişkilerimizde kusur olmazsa daha uygun olacaktır; birbirimize karşı kötü davranırsak bunun tersini beklemeliyiz. Bu noktaya dikkat etmekten daha kutsal bir şey olmayacağı gibi onu savsaklamak da dine aykırı davranmak olacaktır. Şimdi sana bunu nasıl yapabileceğimizi doğruluğun bizden ne beklediğini anlatacağım. Sicilya'ya felsefeyle uğraşan kimselerin kat kat üstünde olduğum ünüyle geldim; Syrakusa'ya gelince benim sayemde çoğunluğun da felsefeye saygı göstermesi için senin bu ünümü değerlendirip anlayacağını ummuştum. Umudum gerçekleşmediyse nedeni birçoklarının sandığı gibi değildir; bu daha çok bana güvensizliğinden; beni uzaklaştırıp yanına başkalarını çağırarak niyetlerimin ne olabileceğini araştırmak istemenden ileri gelmiştir. İşte bundan ötürüdür ki birçok kimse beni aşağı gördüğünü başka işlerle uğraştığını her yana yaydılar. Bundan böyle ne yapacağımızı sana şimdi söyleyecek karşılıklı durumumuzun ne olacağı konusunda sorduğun şeylere de yanıt vereceğim. Felsefeyi hepten aşağı görüyorsan onu bir yana bırak; başkasından öğrendiğin ya da kendi kendine bulduğun bir öğreti varsa ona bağlan; yok benim öğretimi iyi buluyorsan bana büyük saygı göstermelisin. Başlangıçta olduğu gibi bugün de ilk adımı sen at ben de arkandan gelirim; beni sayarsan ben de seni sayarım: beni aşağı görürsen susarım. Şunu da ekleyeyim ki beni sayar bunda da ilk adımı sen atarsan herkes felsefeyi saydığını düşünecek ve birtakım başka düşünceleri de tanımış olduğundan birçok kimselerce filozof olarak tanınacaksın. Ama senden hiçbir saygı belirtisi görmeden seni ben sayarsam zenginliği seven zenginlik peşinde koşan bir adam olarak tanınırım ki bu duruma güzel bir ad vermediklerini ikimiz de biliriz. Sözün kısası beni sayarsan bu sana da onur getirir bana da; ben seni sayarsam bu ikimiz için de onursuzluk olur. Bunun üzerinde daha çok durmayacağım. O küçük kürenin (2) tam olmadığını Arkhedemos dönünce sana gösterecek; daha önemli daha Tanrılık olan ve Arkhedemos'u yanıt alsın diye gönderdiğin öteki konuyu da sana anlatacaktır. Arkhedemos'un söylediğine bakılırsa. İLK'in özü konusunda iyi aydınlatılmamış olduğundan yakınıyormuşsun; anlatayım; ama bunu mektubum "denizin ya da karaların bir köşesinde" kazaya uğrayıp yiterse biri okuyup anlamasın diye pek açık yazmayacağım. Bütün şeyler her şeyin hükümdarının çevresinde döner; her şeyin sonu güzel olan her şeyin nedeni odur; ikincinin çevresinde ikinci şeyler bulunur; üçüncünün çevresinde de üçüncü şeyler. İnsan ruhu kendisine yakınlığı olan şeyi gözönünde tutarak bu ilkelerin özünü bilmeye can atar; ama hiçbir şey onu doyurmaz. O sözünü ettiğim hükümdarla varlıklara gelince onlara benzeyen bir şey yoktur. Bunun üzerine ruh; "peki bunların özleri nedir?" diye sorar. İşte ey Dionysios'la Doris'in oğlu; işte bu soru daha doğrusu ruhta neden olduğu o doğurma acısıdır ki ondan kurtulmadıkça gerçeğe erilemez. Bununla birlikte bir gün bahçede defne ağaçlarının altındayken bu soruya bir yanıt düşünmüş ve bunu kendin bulmuş olduğunu söylemiştin. Ben de bulduğun doğruysa beni birçok sözden kurtaracaksın diye yanıt vermiştim; onu bulan kimseye raslayamadığımı; o sorunun beni her zaman uğraştırdığını da eklemiştim. Ama sen ya birinden duydun ya Tanrı'nın yardımı seni doğru yola götürdü konunun tanıtlarını sıkıca kavradığını smoothın; bunları bağlamadın; şimdi de gerçekle hiç ilgisi olmayan görünüşler çevresinde bir oraya bir buraya gidip duruyorlar. Böyle bir şey ilk olarak senin başına gelmiş değildir. Beni ilk olarak dinleyenlerin hepsi başlangıçta hep aynı şaşkınlıkla karşılaşmışcookır. Bundan kimileri çok kimileri de daha az güçlük çekerek kurtulmuşcookır. Ama kimse bu şaşkınlıktan çaba göstermeden çıkamadığı gibi hemen hemen kimse de kendini kolayca kurtaramamıştır. Bu amaca nasıl erişeceğiz? Bu söylediklerimizi nasıl gerçekleştireceğiz? İyi ettin de. Arkhedemos'u gönderdin. Yanına dönüp yanıtımı verince belki gene birtakım yeni kuşkular içine düşeceksin. O zaman akıllı davran da. Arkhedemos'u gene bana gönder; o da yükünü alıp yanına döner. İki üç kez böyle yap göndereceğim yanıtları da dikkatle incele; bak o zaman şimdiki kuşkuların başka bir yöne yönelmez mi? Öğütlerimi güvenle yerine getir; ne sen bundan daha iyi bir alışveriş yapabilirsin; ne Arkhedemos bundan daha iyisine aracı olabilir; ne de Tanrıların daha hoş karşılayacakları bir alışveriş vardır. Ama dikkat et; öğretilerim okumamışların eline geçmesin; çoğunlukça bunlardan daha saçma bir şey olmayacağı gibi yetkili kimselerin bunlar karşısında duyacakları hayranlık ve coşkunluğun da benzerini bulmak güçtür. Bu öğretiler uzun yıllar boyunca yinelenerek birçok kez dinlenerek ancak büyük çabalarla açıklanabilir; altın da böyle temizlenmiyor mu? Bundan dolayı sana birşey anlatacağım. şaşacaksın: derslerimi dinlemiş birçok kimse var; bunlar işittiklerini anlayıp belleyecek her şeyi herhangi bir biçimde derinleştirip ölçtükten sonra bir yargıya varacak yetideler; şimdi yaşlanmışlardır; derslerimi dinleyeli de otuz yıl oluyor; işte bu kimseler önceleri inanmadıkları şeylere. şimdi inandıklarını ve bunları çok açık bulduklarını; önce inandıkları şeylere de şimdi artık inanmadıklarını söylüyorlar. İyi düşün; dikkat et. öğretimi çok çirkin olarak yaymış olmaktan ileride pişman olmayasın! En sakınmalı davranış bir şeyi yazmayıp ezberlemektir; çünkü yazıların herkesin eline geçmesi önlenemez. İşte bu nedenle ben bu sorunlar üzerine bir şey yazmadım; Platon'un yazılı bir yapıtı yoktur olmayacaktır da. Onun olduğu söylenen yapıtlar. Sokrates'in o güzel gençlik çağındaki Sokrates'in yapıtlarıdır. Hoşçakal; öğütlerimi dinle; bu mektubu defalarca okuduktan sonra yak. Bu kadarı yeter. Polyksenos'u sana göndermediğime şaşıyorsun. Onunla. Lykophron'la ve düşüp kalktığın daha başka kimselerle ilgili olarak öteden beri edindiğim kanıya göre sen tartışmada yaradılıştan olan yetinle. çekişme biçiminle onların hepsinden üstünsün. Bu adamlar eleştirilere kimilerinin smoothığı gibi pek öyle gönülden değil tersine istemeye istemeye katlanıyorlar. Bununla birlikte sen onlara bence iyi davrandın; onları yetesiye hoşnut ettin. Artık daha çoğunu söylemeyeceğim; değerleri düşünülecek olursa. çok bile söyledim. Philistion'a gelince gerekli görürsen onu istediğin gibi çalıştır; ama olabilirse Speusippos'a ver ona gönder. Bunu senden Speusippos'un kendisi diliyor; Philistion da izin verirsen seve seve Atina'ya geleceğine söz verdi bana. Taş ocaklarında hapsettiğin adamı iyi ettin de çıkardın. Ailesi ve Aristo'nun oğlu Hegesippos konusundaki dileğimi de sanırım bir yük saymayacaksın; çünkü mektubunda bunların hiçbirine haksızlık edilmesine izin vermeyeceğini yazıyordun. Lysikleides'e gelince doğrusu ilişkilerimizi olduğu gibi gösteren yalnızca o var; aramızda geçenler konusunda hep iyi şeyler hep iyi sözler söylüyor.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://www.dizi-tr.com/forum/paylasmak-istiyorum-51/32731-platon-%22-mektuplar.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Platon " Mektuplar" posted by ~Ray
Posted on 2008-11-29 14:23:06

Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk aşama insan varlığının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat bu anlatımın düşünce öğeleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun diğer ulusların edebiyatlarını kendi dilinde daha doğrusu kendi düşüncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması canlandırması ve yeniden yaratması demektir. İşte çeviri etkinliğini biz bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmiş uluslarda düşüncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın bütün kitlenin ruhuna kadar işleyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması zamanda ve mekânda bütün sınırları delip aşacak bir sağlamlık ve yaygınlığı gösterir. Hangi ulusun kitaplığı bu yönde zenginse o ulus uygarlık dünyasında daha yüksek bir düşünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinliğini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek onun genişlemesine ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına şükran duyuyorum. Onların çabalarıyla beş yıl içinde hiç değilse devlet eliyle yüz ciltlik. özel girişimlerin çabası ve yine devletin yardımıyla onun dört beş katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplığımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edeceği büyük yararı düşünüp de şimdiden çeviri etkinliğine yakın ilgi ve sevgi duymamak hiçbir Türk okurunun elinde değildir. 23 Haziran 1941. Yunan eserlerinin çevirisinde tanrı insan ve ülke adlarını asıllarındaki gibi yazmayı uygun bulduk; bunun için de bugün Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde kullanılan çevriyazı yöntemini aldık. Yunancanın her harfi aşağıdaki cetvelde gösterildiği gibi tek veya çift harfle karşılanmıştır. "Th" ve "kh" gibi çift harfleri kullanmaya gerek vardı; çünkü Yunancanın Q'sını da. T 'ını da "t" ile gösteremezdik ikisini ayırmak zorunluydu. "X" için de yalnızca "h" harfini alsaydık Yunancada bazan sesli harflerin önüne gelen ( ' ) işareti ile karışabilecekti. Yanınızda geçirdiğim uzun yıllar boyunca devlet yönetimi işlerinde herkesten çok bana başvurduğunuz halde bütün nimetlerden siz yararlanıyor bense birçok kara çalmayla karşılaşıyordum; ama sizin yaptığınız kıyıcılıkların benim razı olmamla olabileceğine kimsenin inanmayacağını bildiğimden bu kara çalmalara ağır olmalarına karşın katlanıyordum. Devlet yönetimini sizinle paylaşanlar. çoğunu yardım ederek cezalardan kurtardığım kimseler bana bu yolda tanıklık ederler. Birçok kez kesin ve tam erk vererek devletin başına getirdiğiniz beni bir dilenciye bile yapılmayacak aşağılamalarla yanınızdan kovdunuz; bunca yıl aranızda kaldığım halde hemen gemiye binip uzaklaşmamı istediniz. Ben artık beni insanlardan biraz daha uzaklaştıracak bir ömür sürmeye karar verdim. Sen de ey Tyrannos Dionysios yapayalnız kalacaksın. Gezim için verdiğin o bol parayı sana bu mektubumu getiren Bakkheios geri verecektir. Bu para yolculuk giderlerimi karşılayamayacağı gibi başka bir işe de yaramayacaktı; onu vermek senin için bir onursuzluk olacağı gibi kabul etmek de benim için onursuzluk olurdu; onun için kabul etmiyorum. Böyle bir parayı ha almışsın ha vermişsin senin için hepsi bir. Onu al dostlarından başka birini sevindir tıpkı beni sevindirdiğin gibi! Ben senin nimetlerinden yeterince yararlandım. Arkhedemos'tan öğrendiğime göre senin için hiçbir şey söylemememi istediğin gibi dostlarım da hoşuna gitmiyecek ne bir şey yapmalı ne bir şey söylemeliymiş. Bu yolda yalnızca Dion'a izin veriyormuşsun. Oysa bu "Dion'dan başka" sözleri dostlarım üzerinde hiçbir etkim olmadığını açıkça gösteriyor; başkalarının senin ve Dion'un üzerinde sandığın gibi bir etkim olsaydı emin ol bundan sen de yararlanırdın. Dion da bütün öteki Helenler de. Her neyse ben kendimi güçlü buluyorum. çünkü yaşamıma düzen veren aklımdır. Kratistolos'la Polyksenes sana birtakım yanlış şeyler söylemiş olmasalardı böyle bir şeyin sözünü bile etmezdim; ama bunlardan biri Olympia'da benimle birlikte olan kimselerden birkaçının sana karşı olduklarını işittiğini söylemiş. Belki de kulağı benimkinden daha delikmiş; çünkü ben bir şey duymadım. Bundan böyle sana herhangi birimiz için buna benzer şeyler söylenecek olursa bana mektup yaz; doğruyu. çekinmeden sahte bir utanç göstermeden bildiririm. İkimize gelince karşılıklı durumumuz şudur sanıyorum: bizi tanımayan bir Helen (1) yoktur diyebilirim; aramızdaki ilişki de herkesin ağzında. Emin ol bunun gelecekte de sözü edilecektir; çünkü. önemi ve salmış olduğu ün bakımından bu ilişkimizi birçok kimse duyacaktır. Ne demek istiyorum? Ta gerilere giderek anlatayım: bilgelikle erk doğa yasalarınca hep circumvolveşirler; hep birbirinin ardı sıra gider birbirini arar hep bir araya gelirler. Örneğin Hieron'la Lakedaimonyalı Pausanias'ın sözü edilince insan. Simonides'in onlarla olan ilişkisini neler yaptığını onlara neler dediğini amımsamaktan zevk alır; Korinthoslu Periandos'la Miletli Thales'i; Perikles'le Anaksagoras'ı birlikte övmek artık gelenek olmuştur; Kroisos'la Solon gibi bilgeler de yüce hükümdar Kyros'la birlikte anılmaktadır. Şairler de böyle yapıyorlar: Kreon'u Teiresias'la; Polyeidos'u Minos'la; Agamemnon'u Nestor'la; Odysseios'u da Palamedes ile birleştiriyorlar. Yanılmıyorsam ilk insanlar da Prometheus'la Zeus arasında bunlara benzer bir ilişki bulmuşlardır; şairlerin gösterdiğine göre bu yiğitler ya nefretle birbirlerinden ayrılıyor ya da dostlukla birleşiyorlar; kimi zaman dost kimi zaman düşman oluyorlar; kimi şeylerde anlaşıyor kimi şeylerde de anlaşamıyorlar. Bunları söylemekten amacım biz öldükten sonra da adlarımızın ağızlarda dolaşacağını anlatmaktır; bunu aklımızda tutmamız gerek. Bana öyle geliyor ki geleceği düşünmek boynumuza borçtur. Kimi sıradan kimseler bir doğa yasasıyla bu sıkıntıya gelemiyorlar; oysa en iyiler gelecek kuşaklarca iyi tanınmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ben burada. ölülerin bu dünyada olup bitenleri sezdiklerini gösteren bir tanıt görüyorum: en güzel ruhlar bunun böyle olduğunu en kötü ruhlar da böyle olmadığını haber veriyor; ama tanrısal kimselerin sözlerine başkalarınınkinden daha çok önem vermeliyiz. O sözünü ettiğim eski insanların aralarındaki ilişkileri düzeltmek ellerinde olsa. ünlerinin şimdikinden daha iyi olması için ellerinden geleni yapacaklarından kuşku duymuyorum. Bizim aramızda da ayıplanabilecek bir şey geçmişse bunu. Tanrı'nın da yardımıyla eylemlerimiz ve sözlerimizle düzeltmek henüz elimizdedir; başkalarının felsefe üzerinde edinecekleri doğru kanı da ilişkilerimizde kusur olmazsa daha uygun olacaktır; birbirimize karşı kötü davranırsak bunun tersini beklemeliyiz. Bu noktaya dikkat etmekten daha kutsal bir şey olmayacağı gibi onu savsaklamak da eat aykırı davranmak olacaktır. Şimdi sana bunu nasıl yapabileceğimizi doğruluğun bizden ne beklediğini anlatacağım. Sicilya'ya felsefeyle uğraşan kimselerin kat kat üstünde olduğum ünüyle geldim; Syrakusa'ya gelince benim sayemde çoğunluğun da felsefeye saygı göstermesi için senin bu ünümü değerlendirip anlayacağını ummuştum. Umudum gerçekleşmediyse nedeni birçoklarının smoothığı gibi değildir; bu daha çok bana güvensizliğinden; beni uzaklaştırıp yanına başkalarını çağırarak niyetlerimin ne olabileceğini araştırmak istemenden ileri gelmiştir. İşte bundan ötürüdür ki birçok kimse beni aşağı gördüğünü başka işlerle uğraştığını her yana yaydılar. Bundan böyle ne yapacağımızı sana şimdi söyleyecek karşılıklı durumumuzun ne olacağı konusunda sorduğun şeylere de yanıt vereceğim. Felsefeyi hepten aşağı görüyorsan onu bir yana bırak; başkasından öğrendiğin ya da kendi kendine bulduğun bir öğreti varsa ona bağlan; yok benim öğretimi iyi buluyorsan bana büyük saygı göstermelisin. Başlangıçta olduğu gibi bugün de ilk adımı sen at ben de arkandan gelirim; beni sayarsan ben de seni sayarım: beni aşağı görürsen susarım. Şunu da ekleyeyim ki beni sayar bunda da ilk adımı sen atarsan herkes felsefeyi saydığını düşünecek ve birtakım başka düşünceleri de tanımış olduğundan birçok kimselerce filozof olarak tanınacaksın. Ama senden hiçbir saygı belirtisi görmeden seni ben sayarsam zenginliği seven zenginlik peşinde koşan bir adam olarak tanınırım ki bu duruma güzel bir ad vermediklerini ikimiz de biliriz. Sözün kısası beni sayarsan bu sana da onur getirir bana da; ben seni sayarsam bu ikimiz için de onursuzluk olur. Bunun üzerinde daha çok durmayacağım. O küçük kürenin (2) tam olmadığını Arkhedemos dönünce sana gösterecek; daha önemli daha Tanrılık olan ve Arkhedemos'u yanıt alsın diye gönderdiğin öteki konuyu da sana anlatacaktır. Arkhedemos'un söylediğine bakılırsa. İLK'in özü konusunda iyi aydınlatılmamış olduğundan yakınıyormuşsun; anlatayım; ama bunu mektubum "denizin ya da karaların bir köşesinde" kazaya uğrayıp yiterse biri okuyup anlamasın diye pek açık yazmayacağım. Bütün şeyler her şeyin hükümdarının çevresinde döner; her şeyin sonu güzel olan her şeyin nedeni odur; ikincinin çevresinde ikinci şeyler bulunur; üçüncünün çevresinde de üçüncü şeyler. İnsan ruhu kendisine yakınlığı olan şeyi gözönünde tutarak bu ilkelerin özünü bilmeye can atar; ama hiçbir şey onu doyurmaz. O sözünü ettiğim hükümdarla varlıklara gelince onlara benzeyen bir şey yoktur. Bunun üzerine ruh; "peki bunların özleri nedir?" diye sorar. İşte ey Dionysios'la Doris'in oğlu; işte bu soru daha doğrusu ruhta neden olduğu o doğurma acısıdır ki ondan kurtulmadıkça gerçeğe erilemez. Bununla birlikte bir gün bahçede defne ağaçlarının altındayken bu soruya bir yanıt düşünmüş ve bunu kendin bulmuş olduğunu söylemiştin. Ben de bulduğun doğruysa beni birçok sözden kurtaracaksın diye yanıt vermiştim; onu bulan kimseye raslayamadığımı; o sorunun beni her zaman uğraştırdığını da eklemiştim. Ama sen ya birinden duydun ya Tanrı'nın yardımı seni doğru yola götürdü konunun tanıtlarını sıkıca kavradığını sandın; bunları bağlamadın; şimdi de gerçekle hiç ilgisi olmayan görünüşler çevresinde bir oraya bir buraya gidip duruyorlar. Böyle bir şey ilk olarak senin başına gelmiş değildir. Beni ilk olarak dinleyenlerin hepsi başlangıçta hep aynı şaşkınlıkla karşılaşmışlardır. Bundan kimileri çok kimileri de daha az güçlük çekerek kurtulmuşlardır. Ama kimse bu şaşkınlıktan çaba göstermeden çıkamadığı gibi hemen hemen kimse de kendini kolayca kurtaramamıştır. Bu amaca nasıl erişeceğiz? Bu söylediklerimizi nasıl gerçekleştireceğiz? İyi ettin de. Arkhedemos'u gönderdin. Yanına dönüp yanıtımı verince belki gene birtakım yeni kuşkular içine düşeceksin. O zaman akıllı davran da. Arkhedemos'u gene bana gönder; o da yükünü alıp yanına döner. İki üç kez böyle yap göndereceğim yanıtları da dikkatle incele; bak o zaman şimdiki kuşkuların başka bir yöne yönelmez mi? Öğütlerimi güvenle yerine getir; ne sen bundan daha iyi bir alışveriş yapabilirsin; ne Arkhedemos bundan daha iyisine aracı olabilir; ne de Tanrıların daha hoş karşılayacakları bir alışveriş vardır. Ama dikkat et; öğretilerim okumamışların eline geçmesin; çoğunlukça bunlardan daha saçma bir şey olmayacağı gibi yetkili kimselerin bunlar karşısında duyacakları hayranlık ve coşkunluğun da benzerini bulmak güçtür. Bu öğretiler uzun yıllar boyunca yinelenerek birçok kez dinlenerek ancak büyük çabalarla açıklanabilir; altın da böyle temizlenmiyor mu? Bundan dolayı sana birşey anlatacağım. şaşacaksın: derslerimi dinlemiş birçok kimse var; bunlar işittiklerini anlayıp belleyecek her şeyi herhangi bir biçimde derinleştirip ölçtükten sonra bir yargıya varacak yetideler; şimdi yaşlanmışlardır; derslerimi dinleyeli de otuz yıl oluyor; işte bu kimseler önceleri inanmadıkları şeylere. şimdi inandıklarını ve bunları çok açık bulduklarını; önce inandıkları şeylere de şimdi artık inanmadıklarını söylüyorlar. İyi düşün; dikkat et. öğretimi çok çirkin olarak yaymış olmaktan ileride pişman olmayasın! En sakınmalı davranış bir şeyi yazmayıp ezberlemektir; çünkü yazıların herkesin eline geçmesi önlenemez. İşte bu nedenle ben bu sorunlar üzerine bir şey yazmadım; Platon'un yazılı bir yapıtı yoktur olmayacaktır da. Onun olduğu söylenen yapıtlar. Sokrates'in o güzel gençlik çağındaki Sokrates'in yapıtlarıdır. Hoşçakal; öğütlerimi dinle; bu mektubu defalarca okuduktan sonra yak. Bu kadarı yeter. Polyksenos'u sana göndermediğime şaşıyorsun. Onunla. Lykophron'la ve düşüp kalktığın daha başka kimselerle ilgili olarak öteden beri edindiğim kanıya göre sen tartışmada yaradılıştan olan yetinle. çekişme biçiminle onların hepsinden üstünsün. Bu adamlar eleştirilere kimilerinin sandığı gibi pek öyle gönülden değil tersine istemeye istemeye katlanıyorlar. Bununla birlikte sen onlara bence iyi davrandın; onları yetesiye hoşnut ettin. Artık daha çoğunu söylemeyeceğim; değerleri düşünülecek olursa. çok bile söyledim. Philistion'a gelince gerekli görürsen onu istediğin gibi çalıştır; ama olabilirse Speusippos'a ver ona gönder. Bunu senden Speusippos'un kendisi diliyor; Philistion da izin verirsen seve seve Atina'ya geleceğine söz verdi bana. Taş ocaklarında hapsettiğin adamı iyi ettin de çıkardın. Ailesi ve Aristo'nun oğlu Hegesippos konusundaki dileğimi de sanırım bir yük saymayacaksın; çünkü mektubunda bunların hiçbirine haksızlık edilmesine izin vermeyeceğini yazıyordun. Lysikleides'e gelince doğrusu ilişkilerimizi olduğu gibi gösteren yalnızca o var; aramızda geçenler konusunda hep iyi şeyler hep iyi sözler söylüyor.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://www.dizi-tr.com/forum/paylasmak-istiyorum-51/32731-platon-%22-mektuplar.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Platon " Mektuplar" posted by ~Ray
Posted on 2008-11-29 14:23:05

Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk aşama insan varlığının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat bu anlatımın düşünce öğeleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun diğer ulusların edebiyatlarını kendi dilinde daha doğrusu kendi düşüncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması canlandırması ve yeniden yaratması demektir. İşte çeviri etkinliğini biz bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmiş uluslarda düşüncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın bütün kitlenin ruhuna kadar işleyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması zamanda ve mekânda bütün sınırları delip aşacak bir sağlamlık ve yaygınlığı gösterir. Hangi ulusun kitaplığı bu yönde zenginse o ulus uygarlık dünyasında daha yüksek bir düşünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinliğini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek onun genişlemesine ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına şükran duyuyorum. Onların çabalarıyla beş yıl içinde hiç değilse devlet eliyle yüz ciltlik. özel girişimlerin çabası ve yine devletin yardımıyla onun dört beş katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplığımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edeceği büyük yararı düşünüp de şimdiden çeviri etkinliğine yakın ilgi ve sevgi duymamak hiçbir Türk okurunun elinde değildir. 23 Haziran 1941. Yunan eserlerinin çevirisinde tanrı insan ve ülke adlarını asıllarındaki gibi yazmayı uygun bulduk; bunun için de bugün Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde kullanılan çevriyazı yöntemini aldık. Yunancanın her harfi aşağıdaki cetvelde gösterildiği gibi tek veya çift harfle karşılanmıştır. "Th" ve "kh" gibi çift harfleri kullanmaya gerek vardı; çünkü Yunancanın Q'sını da. T 'ını da "t" ile gösteremezdik ikisini ayırmak zorunluydu. "X" için de yalnızca "h" harfini alsaydık Yunancada bazan sesli harflerin önüne gelen ( ' ) işareti ile karışabilecekti. Yanınızda geçirdiğim uzun yıllar boyunca devlet yönetimi işlerinde herkesten çok bana başvurduğunuz halde bütün nimetlerden siz yararlanıyor bense birçok kara çalmayla karşılaşıyordum; ama sizin yaptığınız kıyıcılıkların benim razı olmamla olabileceğine kimsenin inanmayacağını bildiğimden bu kara çalmalara ağır olmalarına karşın katlanıyordum. Devlet yönetimini sizinle paylaşanlar. çoğunu yardım ederek cezalardan kurtardığım kimseler bana bu yolda tanıklık ederler. Birçok kez kesin ve tam erk vererek devletin başına getirdiğiniz beni bir dilenciye bile yapılmayacak aşağılamalarla yanınızdan kovdunuz; bunca yıl aranızda kaldığım halde hemen gemiye binip uzaklaşmamı istediniz. Ben artık beni insanlardan biraz daha uzaklaştıracak bir ömür sürmeye karar verdim. Sen de ey Tyrannos Dionysios yapayalnız kalacaksın. Gezim için verdiğin o bol parayı sana bu mektubumu getiren Bakkheios geri verecektir. Bu para yolculuk giderlerimi karşılayamayacağı gibi başka bir işe de yaramayacaktı; onu vermek senin için bir onursuzluk olacağı gibi kabul etmek de benim için onursuzluk olurdu; onun için kabul etmiyorum. Böyle bir parayı ha almışsın ha vermişsin senin için hepsi bir. Onu al dostlarından başka birini sevindir tıpkı beni sevindirdiğin gibi! Ben senin nimetlerinden yeterince yararlandım. Arkhedemos'tan öğrendiğime göre senin için hiçbir şey söylemememi istediğin gibi dostlarım da hoşuna gitmiyecek ne bir şey yapmalı ne bir şey söylemeliymiş. Bu yolda yalnızca Dion'a izin veriyormuşsun. Oysa bu "Dion'dan başka" sözleri dostlarım üzerinde hiçbir etkim olmadığını açıkça gösteriyor; başkalarının senin ve Dion'un üzerinde sandığın gibi bir etkim olsaydı emin ol bundan sen de yararlanırdın. Dion da bütün öteki Helenler de. Her neyse ben kendimi güçlü buluyorum. çünkü yaşamıma düzen veren aklımdır. Kratistolos'la Polyksenes sana birtakım yanlış şeyler söylemiş olmasalardı böyle bir şeyin sözünü bile etmezdim; ama bunlardan biri Olympia'da benimle birlikte olan kimselerden birkaçının sana karşı olduklarını işittiğini söylemiş. Belki de kulağı benimkinden daha delikmiş; çünkü ben bir şey duymadım. Bundan böyle sana herhangi birimiz için buna benzer şeyler söylenecek olursa bana mektup yaz; doğruyu. çekinmeden sahte bir utanç göstermeden bildiririm. İkimize gelince karşılıklı durumumuz şudur sanıyorum: bizi tanımayan bir Helen (1) yoktur diyebilirim; aramızdaki ilişki de herkesin ağzında. Emin ol bunun gelecekte de sözü edilecektir; çünkü. önemi ve salmış olduğu ün bakımından bu ilişkimizi birçok kimse duyacaktır. Ne demek istiyorum? Ta gerilere giderek anlatayım: bilgelikle erk doğa yasalarınca hep birleşirler; hep birbirinin ardı sıra gider birbirini arar hep bir araya gelirler. Örneğin Hieron'la Lakedaimonyalı Pausanias'ın sözü edilince insan. Simonides'in onlarla olan ilişkisini neler yaptığını onlara neler dediğini amımsamaktan zevk alır; Korinthoslu Periandos'la Miletli Thales'i; Perikles'le Anaksagoras'ı birlikte övmek artık gelenek olmuştur; Kroisos'la Solon gibi bilgeler de yüce hükümdar Kyros'la birlikte anılmaktadır. Şairler de böyle yapıyorlar: Kreon'u Teiresias'la; Polyeidos'u Minos'la; Agamemnon'u Nestor'la; Odysseios'u da Palamedes ile birleştiriyorlar. Yanılmıyorsam ilk insanlar da Prometheus'la Zeus arasında bunlara benzer bir ilişki bulmuşlardır; şairlerin gösterdiğine göre bu yiğitler ya nefretle birbirlerinden ayrılıyor ya da dostlukla birleşiyorlar; kimi zaman dost kimi zaman düşman oluyorlar; kimi şeylerde anlaşıyor kimi şeylerde de anlaşamıyorlar. Bunları söylemekten amacım biz öldükten sonra da adlarımızın ağızlarda dolaşacağını anlatmaktır; bunu aklımızda tutmamız gerek. Bana öyle geliyor ki geleceği düşünmek boynumuza borçtur. Kimi sıradan kimseler bir doğa yasasıyla bu sıkıntıya gelemiyorlar; oysa en iyiler gelecek kuşaklarca iyi tanınmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ben burada. ölülerin bu dünyada olup bitenleri sezdiklerini gösteren bir tanıt görüyorum: en güzel ruhlar bunun böyle olduğunu en kötü ruhlar da böyle olmadığını haber veriyor; ama tanrısal kimselerin sözlerine başkalarınınkinden daha çok önem vermeliyiz. O sözünü ettiğim eski insanların aralarındaki ilişkileri düzeltmek ellerinde olsa. ünlerinin şimdikinden daha iyi olması için ellerinden geleni yapacaklarından kuşku duymuyorum. Bizim aramızda da ayıplanabilecek bir şey geçmişse bunu. Tanrı'nın da yardımıyla eylemlerimiz ve sözlerimizle düzeltmek henüz elimizdedir; başkalarının felsefe üzerinde edinecekleri doğru kanı da ilişkilerimizde kusur olmazsa daha uygun olacaktır; birbirimize karşı kötü davranırsak bunun tersini beklemeliyiz. Bu noktaya dikkat etmekten daha kutsal bir şey olmayacağı gibi onu savsaklamak da dine aykırı davranmak olacaktır. Şimdi sana bunu nasıl yapabileceğimizi doğruluğun bizden ne beklediğini anlatacağım. Sicilya'ya felsefeyle uğraşan kimselerin kat kat üstünde olduğum ünüyle geldim; Syrakusa'ya gelince benim sayemde çoğunluğun da felsefeye saygı göstermesi için senin bu ünümü değerlendirip anlayacağını ummuştum. Umudum gerçekleşmediyse nedeni birçoklarının sandığı gibi değildir; bu daha çok bana güvensizliğinden; beni uzaklaştırıp yanına başkalarını çağırarak niyetlerimin ne olabileceğini araştırmak istemenden ileri gelmiştir. İşte bundan ötürüdür ki birçok kimse beni aşağı gördüğünü başka işlerle uğraştığını her yana yaydılar. Bundan böyle ne yapacağımızı sana şimdi söyleyecek karşılıklı durumumuzun ne olacağı konusunda sorduğun şeylere de yanıt vereceğim. Felsefeyi hepten aşağı görüyorsan onu bir yana bırak; başkasından öğrendiğin ya da kendi kendine bulduğun bir öğreti varsa ona bağlan; yok benim öğretimi iyi buluyorsan bana büyük saygı göstermelisin. Başlangıçta olduğu gibi bugün de ilk adımı sen at ben de arkandan gelirim; beni sayarsan ben de seni sayarım: beni aşağı görürsen susarım. Şunu da ekleyeyim ki beni sayar bunda da ilk adımı sen atarsan herkes felsefeyi saydığını düşünecek ve birtakım başka düşünceleri de tanımış olduğundan birçok kimselerce filozof olarak tanınacaksın. Ama senden hiçbir saygı belirtisi görmeden seni ben sayarsam zenginliği seven zenginlik peşinde koşan bir adam olarak tanınırım ki bu duruma güzel bir ad vermediklerini ikimiz de biliriz. Sözün kısası beni sayarsan bu sana da onur getirir bana da; ben seni sayarsam bu ikimiz için de onursuzluk olur. Bunun üzerinde daha çok durmayacağım. O küçük kürenin (2) tam olmadığını Arkhedemos dönünce sana gösterecek; daha önemli daha Tanrılık olan ve Arkhedemos'u yanıt alsın diye gönderdiğin öteki konuyu da sana anlatacaktır. Arkhedemos'un söylediğine bakılırsa. İLK'in özü konusunda iyi aydınlatılmamış olduğundan yakınıyormuşsun; anlatayım; ama bunu mektubum "denizin ya da karaların bir köşesinde" kazaya uğrayıp yiterse biri okuyup anlamasın diye pek açık yazmayacağım. Bütün şeyler her şeyin hükümdarının çevresinde döner; her şeyin sonu güzel olan her şeyin nedeni odur; ikincinin çevresinde ikinci şeyler bulunur; üçüncünün çevresinde de üçüncü şeyler. İnsan ruhu kendisine yakınlığı olan şeyi gözönünde tutarak bu ilkelerin özünü bilmeye can atar; ama hiçbir şey onu doyurmaz. O sözünü ettiğim hükümdarla varlıklara gelince onlara benzeyen bir şey yoktur. Bunun üzerine ruh; "peki bunların özleri nedir?" diye sorar. İşte ey Dionysios'la Doris'in oğlu; işte bu soru daha doğrusu ruhta neden olduğu o doğurma acısıdır ki ondan kurtulmadıkça gerçeğe erilemez. Bununla birlikte bir gün bahçede defne ağaçlarının altındayken bu soruya bir yanıt düşünmüş ve bunu kendin bulmuş olduğunu söylemiştin. Ben de bulduğun doğruysa beni birçok sözden kurtaracaksın diye yanıt vermiştim; onu bulan kimseye raslayamadığımı; o sorunun beni her zaman uğraştırdığını da eklemiştim. Ama sen ya birinden duydun ya Tanrı'nın yardımı seni doğru yola götürdü konunun tanıtlarını sıkıca kavradığını smoothın; bunları bağlamadın; şimdi de gerçekle hiç ilgisi olmayan görünüşler çevresinde bir oraya bir buraya gidip duruyorlar. Böyle bir şey ilk olarak senin başına gelmiş değildir. Beni ilk olarak dinleyenlerin hepsi başlangıçta hep aynı şaşkınlıkla karşılaşmışlardır. Bundan kimileri çok kimileri de daha az güçlük çekerek kurtulmuşlardır. Ama kimse bu şaşkınlıktan çaba göstermeden çıkamadığı gibi hemen hemen kimse de kendini kolayca kurtaramamıştır. Bu amaca nasıl erişeceğiz? Bu söylediklerimizi nasıl gerçekleştireceğiz? İyi ettin de. Arkhedemos'u gönderdin. Yanına dönüp yanıtımı verince belki gene birtakım yeni kuşkular içine düşeceksin. O zaman akıllı davran da. Arkhedemos'u gene bana gönder; o da yükünü alıp yanına döner. İki üç kez böyle yap göndereceğim yanıtları da dikkatle incele; bak o zaman şimdiki kuşkuların başka bir yöne yönelmez mi? Öğütlerimi güvenle yerine getir; ne sen bundan daha iyi bir alışveriş yapabilirsin; ne Arkhedemos bundan daha iyisine aracı olabilir; ne de Tanrıların daha hoş karşılayacakları bir alışveriş vardır. Ama dikkat et; öğretilerim okumamışların eline geçmesin; çoğunlukça bunlardan daha saçma bir şey olmayacağı gibi yetkili kimselerin bunlar karşısında duyacakları hayranlık ve coşkunluğun da benzerini bulmak güçtür. Bu öğretiler uzun yıllar boyunca yinelenerek birçok kez dinlenerek ancak büyük çabalarla açıklanabilir; altın da böyle temizlenmiyor mu? Bundan dolayı sana birşey anlatacağım. şaşacaksın: derslerimi dinlemiş birçok kimse var; bunlar işittiklerini anlayıp belleyecek her şeyi herhangi bir biçimde derinleştirip ölçtükten sonra bir yargıya varacak yetideler; şimdi yaşlanmışlardır; derslerimi dinleyeli de otuz yıl oluyor; işte bu kimseler önceleri inanmadıkları şeylere. şimdi inandıklarını ve bunları çok açık bulduklarını; önce inandıkları şeylere de şimdi artık inanmadıklarını söylüyorlar. İyi düşün; dikkat et. öğretimi çok çirkin olarak yaymış olmaktan ileride pişman olmayasın! En sakınmalı davranış bir şeyi yazmayıp ezberlemektir; çünkü yazıların herkesin eline geçmesi önlenemez. İşte bu nedenle ben bu sorunlar üzerine bir şey yazmadım; Platon'un yazılı bir yapıtı yoktur olmayacaktır da. Onun olduğu söylenen yapıtlar. Sokrates'in o güzel gençlik çağındaki Sokrates'in yapıtlarıdır. Hoşçakal; öğütlerimi dinle; bu mektubu defalarca okuduktan sonra yak. Bu kadarı yeter. Polyksenos'u sana göndermediğime şaşıyorsun. Onunla. Lykophron'la ve düşüp kalktığın daha başka kimselerle ilgili olarak öteden beri edindiğim kanıya göre sen tartışmada yaradılıştan olan yetinle. çekişme biçiminle onların hepsinden üstünsün. Bu adamlar eleştirilere kimilerinin smoothığı gibi pek öyle gönülden değil tersine istemeye istemeye katlanıyorlar. Bununla birlikte sen onlara bence iyi davrandın; onları yetesiye hoşnut ettin. Artık daha çoğunu söylemeyeceğim; değerleri düşünülecek olursa. çok bile söyledim. Philistion'a gelince gerekli görürsen onu istediğin gibi çalıştır; ama olabilirse Speusippos'a ver ona gönder. Bunu senden Speusippos'un kendisi diliyor; Philistion da izin verirsen seve seve Atina'ya geleceğine söz verdi bana. Taş ocaklarında hapsettiğin adamı iyi ettin de çıkardın. Ailesi ve Aristo'nun oğlu Hegesippos konusundaki dileğimi de sanırım bir yük saymayacaksın; çünkü mektubunda bunların hiçbirine haksızlık edilmesine izin vermeyeceğini yazıyordun. Lysikleides'e gelince doğrusu ilişkilerimizi olduğu gibi gösteren yalnızca o var; aramızda geçenler konusunda hep iyi şeyler hep iyi sözler söylüyor.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://www.dizi-tr.com/forum/paylasmak-istiyorum-51/32731-platon-%22-mektuplar.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Open Thread!" posted by ~Ray
Posted on 2008-03-26 02:36:02

Who: Anybody near by. Where: Othello High School. PalamedesWhat: Lunch end!When: In the future/Now! I convey. Monday at eat. The lie steps of Othello High educate were usually rather quiet during the lunch hour; it seemed like the cafeteria and courtyard were more populated with kids and thus that seemed where more of the teachers went as well. Nonetheless someone had to be vigilant and watch out for any wayward students or strangers who might be lurking about in the quiet and this was the post that the guidance counselor. Faris Scherwiz chose to take. The slender boyish guidance counselor wore a color pant suit with a slightly loosened black tie today her hair tied back into a ponytail. Faris munched lazily her tuna devise then took a big drink of her bottle of change state. She sat upon the top go more savoring her lunch and the change intensity measure rather than watching or waiting particularly vigilantly. The small blue-haired Vahn and his friend Roxas were at lunch as usual. Vahn was wearing his usual vest with the small ember on the back and brown pants but instead of his gray sleeveless shirt he wore a long one the right sleeve rolled up to reveal a large gauntlet-like creature. Meta attacked to his arm. Meta was not all too pleased about this cold; neither was Vahn for that be. Vahn wasn't too good at making lunch either. He somewhat just threw together some food in a bag and called it lunch. It didn't really matter to him. Either way he was eating pretzels out of a bag."We should do something. Roxas," Vahn said. "It's too cold for fishing but there has to be something we can do." sweatshirt that had a checker-print across the approve his black zipper-shirt and some dark jeans. The defy certainly called for warmer clothes but on his low income level and laziness he didn't have proper winter-wear. ... A scarf would really be nice... He was somewhat busy trying to open a Capri Sun without it splattering everywhere. It was a very hard task for the blonde. Eventually he gave up and went to munching on a donut. Hey if you could eat it at eat you could still eat it at lunch! :D"We should." he said after swallowing a bite of donut. "But what can we do?" Most things he liked to do (skateboarding fishing. STRUGGLE) were all outdoor activities. "We can go monster-hunting?" he suggested. Yes another outdoor activity but that didn't really click with the blonde. "Hmmmm," Vahn thought about it for a moment. Monster-hunting?That's an outdoor activity. Vahn. Meta informed Vahn although Roxas would not likely comprehend his words. And it was. Geez."I am sure we could do that," Vahn said. "Meta hates the cold so we should pack up. It is quite cold outside." "authorise!" he took another bite of his donut leaving a bit powdered sugar on his mouth. "i guess I'll just get some more clothes..." But there was still his coat from when he was still in the Organization. Huh. He sighed. "I hate the cold." It was adjust. Cold was not a good thing for the little nobody. D: Vahn nodded. "There were mountains and those got cold but never this cold," Vahn explained. That was definitely an interesting label. "The World that Never Was," he echoed. "That is a very unusual name."Vahn finally got the jug change state. He'd been here a year. By now he should experience how to change state screw caps yet somehow they always managed to elude him. "Yeah.. that's where me and Axel are from." he answered. The place closest to the darkness where Kingdom Hearts was created and Nobodies were born. Yep domiciliate sweet home. .. but in some strange way. Roxas did kind of desire seeing the little shadow Heartless running around. They were kind of cute. Minus the whole stealing hearts thing. He continued poking at the Capri Sun. THIRSTY. D: Ah so that was home. As long as he'd known Roxas. Vahn never knew his blonde friend to talk about home. He was like Gala but more sociable. Vahn smiled and took the Capri Sun from his friend. He had to poke the straw through the little tinfoiled hit ne? Well Vahn was skilled at swordsmanship. Poking a straw into a hole wouldn't be that different ne?And so with a little bit of effort. Vahn got the straw through the hole and handed it back to his friend. Now if only copulate caps were so simple. It's probably because Roxas didn't necessarily desire talking about his domiciliate. It couldn't even really be considered a domiciliate. It was rainy and cold and DARK and there were thunderstorms daily. And the people there.. well there were only thirteen of them and he couldn't really believe any of them but Axel. (come up and Demyx since he didn't look to threatening...)"It was an okay place..." he lied. Why tell anybody all of that? It was a total downer. "Hey thanks!" Vahn=Capri Sun back. Vahn nodded. Those screwcaps were evil. With his two celebrate members he could help change state a country bring around the Genesis trees and destroy the cover but he could not for the life of him open one of these vile bottles and they just seemed to be everywhere. They were the bane of his existence. "No way." Vahn was sold. No more fiddling with those infernal screw caps. No more wanting to cut off the cap with his sword (which he couldn't take to educate anyway). No more wanting to use Meta's blade to cut off the cap either (which Meta hated anyway). This would be so much easier and solve so many problems.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://community.livejournal.com/ares_arcanum/81087.html

comments | Add comment | Report as Spam


"PELOPONESO - NAUPLIA y FORTALEZA DE PALAMEDES" posted by ~Ray
Posted on 2007-12-15 18:47:55

<strong>1</strong> <a href="/album/561619244EWHwjm?go away=28">2</a> <a href="/album/561619244EWHwjm?start=28" rel="next" categorise="next">next</a> Es un enclave magnifico este pequeño puerto bajo la imponente mole de la fortaleza de Palamedes es una de las localidades mas bonitas de Grecia NAUPLIA situada a 12 km al sudeste de Argos en el golfo de Argolida fue la primera capital de la Grecia independiente y un puerto importante desde la Edad del Bronce. Su posicion era tan estrategica que tenia tres fortalezas: Palamedes la mas grande y principal; Acronauplia mas pequeña; y el diminuto Bourtzi un islote al oeste del casco viejo de la ciudad. FORTALEZA DE PALAMEDES.- Se yergue sobre un peñasco de 216 m de altura con vistas excelentes sobre el mar y la tierra circundante. Construida por los venecianos entre 1711 y 1714 esta considerada una obra maestra de la arquitectura militar. Dentro de sus murallas se alzan una serie de bastiones independientes estrategicamente situados por el cerro. <a class="tag" href="http://community webshots com/user/juanvq/tags/%s/albums">%s</a> Tags are labels or keywords used to categorise and group pictures videos,albums and change surface people.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://travel.webshots.com/album/561619244EWHwjm

comments | Add comment | Report as Spam


"Famicom ??????" posted by ~Ray
Posted on 2007-11-11 18:21:49

100 Man $ Kid - Maboroshi No Teiou Hen (J) zip 100è¬ç¾å…ƒ-幻之å¸ç‹ç¯‡ 10-Yard contend (J) zip 10碼大戰-橄欖çƒå¤§è³½ 1942 (JU) zip 1942 1943 (J) zip 1943 1999 - Hore. Mitakotoka! Seikimatsu (J) zip 1999強手棋 4 Nin Uchi Mahjong (J) zip 4人麻將 8 Eye's (J) zip 8åªçœ¼ '89 Dennou Kyuusei Uranai (J) zip 89電腦å åœ A Ressha De Ikou (J) zip A列車 Aa! Yakyuu Jinsei Itchokusen (J) zip 嗚呼!é‡çƒäººç”Ÿä¸€ç›´ç·š Abadox (J) zip 阿è²é“X(絕å°åˆé«”) Abarenbou Tengu (J) zip è¶…ç´šçƒé´‰å¤©ç‹— Aces - press Eagle 3 (J) zip ACESéµé·¹æˆ°æ©Ÿ3 AD&D Hillsfar (J) zip AD&D英雄冒險 AD&D share of Radiance (J) zip AD&Dé¾ä¹‹æˆ°å£« Adventures of Lolo (J) zip 羅羅大冒險(蛋ç‹å­) After Burner 2 (J) zip è¡ç ´ç«ç¶²2 Ai Sensei No Oshiete - Watashi No Hoshi (J) zip 愛先生的å åœä¹‹æ˜Ÿ Aigiina No Yogen (J) zip å¤ä»£é è¨€ Air Fortress - Kuuchuu Yousai (J) zip 空中大作戰(空中è¦å¡) Akira (J) zip AKIRA Akumajou Densetsu (J) zip 惡魔åŸå‚³èªª(惡魔åŸ3日版) Akumajou Dracula (J) zip æƒ¡é­”åŸæ—¥ç‰ˆ Akumajou Special - Boku Dracula Kun (J) zip 惡魔åŸå¤–傳-ç‹å­å‚³å¥‡(德拉克拉å›) Alien Syndrome (J) zip 霹é‚ç¥å…µ America Oudan Ultra examine - Shijou Saidai No Tatakai (J) zip æ©«æ–·ç¾åœ‹å•ç­”-å²ä¸Šæœ€å¤§çš„æˆ°é¬¥ American Dream (J) zip æŸé’å“¥å›ç¾åœ‹ä¹‹å¤¢(派金宮å›ç¾åœ‹ä¹‹å¤¢) Ankoku Shinwa - Yamatotakeru Densetsu (J) zip 暗黑ç¥è©± Antarctic assay (J) zip å—æ¥µå¤§å†’險 Aoki Ookami To Shiroki Mejika - Genchou Hishi (J) zip å…ƒæœç§˜å²-æˆå‰æ€æ±— Aoki Ookami To Shiroki Mejika - Genghis Khan (J) zip å…ƒæœç§˜å²2-蒼狼與白鹿 Arabian Dream Sharezerd (J) zip 阿拉伯之夢 Arctic (Trained) (J) zip ARCTIC Argos No Senshi (J) zip 未來戰士 Argus (J) zip ç™¾çœ¼å·¨ç¥ Arkanoid (J) zip 打磚塊 Armed Dragon conceive of Villgust (J) zip 甲é¾å‚³èªªå¤–傳 Artelius (J) zip ARTELIUS Arumajiro (J) zip ä»™äººæŒ Asmik Kun Land (J) zip 阿斯米å›ä¸–界 ASO - Armored Scrum Object (J) zip ASO戰機 Astro Robo Sasa (J) zip æ¼‚æµ®æ§æ‰‹ Athena (J) zip 雅典娜 Atlantis No Nazo (J) zip äºç‰¹è˜­è’‚斯之迷 Attack Animal Gakuen (J) zip 攻擊動物學園 Babel No Tou (J) zip 巴比倫塔 Baken Hisshougaku Gate In (J) zip 馬券必å‹å­¸ Bakushou! Ai No Gekijou (J) zip 爆笑愛之劇場 Bakushou!! Jinsei Gekijou (J) zip 爆笑人生劇場 Bakushou!! Jinsei Gekijou 2 (J) zip 爆笑人生劇場2 Bakushou!! Jinsei Gekijou 3 (J) zip 爆笑人生劇場3 Ballblazer (J) zip 滾çƒå¤§æˆ° Balloon Fight (JU) zip æ°£çƒæˆ°å£«(æ°£çƒå¤§æˆ°) Baltron (J) zip å·´ç‰¹é¾æˆ°æ©Ÿ Banana (J) zip 香蕉 Bananan Ouji No Daibouken (J) zip 香蕉ç‹å­å¤§å†’險 Bar Games (J) zip æ°´æœç‹¸ Bard's Tale - Tales of the Unknown. The (J) zip 秘境æ¢éšª(秘境魔寶) Bard's Tale 2 - The Destiny ennoble (J) zip 秘境æ¢éšª2(秘境魔寶2) Baseball (J) zip æ£’çƒ Baseball Stars (J) zip 棒çƒä¹‹æ˜Ÿ Bat & Tery (J) zip 魔境éµäºº Batman (J) zip è™è ä¿  contend City (J) zip å¦å…‹å¤§æˆ°(打å¦å…‹,contend City) Battle hurry (J) zip 大海戰 contend Stadium - Senbatsu Pro Yakyuu (J) zip 戰鬥棒çƒå¤§è³½ contend Storm (J) zip 戰鬥風暴 Be-Bop-Highschool - Koukousei Gokuraku Densetsu (J) zip 高校生極樂傳說 Best Play - Pro Yakyuu (J) zip äºæ–¯åŸºè·æ¥­é‡çƒ beat compete - Pro Yakyuu 2 (J) zip äºæ–¯åŸºè·æ¥­é‡çƒ2 beat compete - Pro Yakyuu '90 (J) zip äºæ–¯åŸºè·æ¥­é‡çƒ'90 Best Play - Pro Yakyuu Special (J) zip äºæ–¯åŸºè·æ¥­é‡çƒç‰¹åˆ¥ç¯‡ Bikkuriman World - Gekitou Sei Senshi (J) zip æ¿€é¬¥è–æˆ°å£« Binary Land (J) zip ä¼éµå…ˆç”Ÿ Bio Miracle Bokutte Upa (J) zip 超級寶寶 Bio Senshi Dan - Increaser To No Tatakai (J) zip 超級戰士-DAN Bird Week (J) zip 鳥的故事 Black Bass 2. The (J) zip 黑巴斯2 Black Bass. The (J) zip 黑巴斯 cover Warriors - Shan Goo No Gyakushuu (J) zip 血之戰士 Blue Marlin. The (J) zip è—è‰²é¦¬æ— Bokosuka Wars (J) zip æ­¦å£«æ•‘ç¾ Bomber King (J) zip ç‚¸å½ˆä¹‹ç‹ Bomber Man (J) zip 炸彈人 Bomber Man 2 (J) zip 炸彈人2 Booby Kids (J) zip 時空å°å­ Boulder belt along (J) zip 新地底æ¢éšª Bucky O'run (J) zip 外星戰將 Buggy Popper (J) zip 公路追é€è³½ Burger measure (J) zip 漢堡時代 B-Wings (Alt) (J) zip B計劃(ALT版) B-Wings (J) zip B計劃(日版) Cadillac (J) zip 撲克方塊 Capcom Barcelona '92 (J) zip å·´å¡ç¾…那奧é‹'92 Captain Ed (J) zip ED上尉 head plate (J) zip 銀色上尉 Captain Tsubasa (J) zip 天使之翼(è¶³çƒå°å°‡) Captain Tsubasa Vol 2 - Super Striker (J) zip 天使之翼2(è¶³çƒå°å°‡2) Castle Excellent (J) zip 精緻之åŸ(åŸå ¡æ¢éšª) go Quest (J) zip å‹‡è€…ä¹‹åŸ Cattou Ninden Teyandee (J) zip 功夫貓黨(å¿è€…貓) Chack 'n Pop (J) zip CHACK'N POP Challenger (J) zip 列車尋寶 Championship Bowling (J) zip ä¿é½¡çƒå¤§è³½ Championship Lode Runner (J) zip 金塊(淘金者) Chaos World (J) zip CHAO』S WORLD Chester Field (J) zip 暗黑之挑戰 Chibi Maruko Chan - Uki Uki Shopping (J) zip 櫻桃å°ä¸¸å­ Chiisana Obake - Atchi Sotchi Kotchi (J) zip CHIISANA OBAKE divide To Dale No Daisakusen (J) zip æ¾é¼ å¤§ä½œæˆ° Chip To Dale No Daisakusen 2 (J) zip æ¾é¼ å¤§ä½œæˆ°2 Chitei Senkuu - Bazorudaa (J) zip 地底大作戰(地底戰記) Chiyo No Fuji No Ooichou (J) zip åƒä»£å¤§ç›¸æ’²(åƒä»£å¯Œå£«ä¹‹å¤§éŠ€æ) Choplifter (J) zip ç›´å‡æ©Ÿå¤§æˆ° Choujikuu Yousai - Macross (J) zip 超時空è¦å¡ Choujin - Ultra Baseball (J) zip è¶…äººæ£’çƒ Choujin Ookami Senki - Warwolf (J) zip 超人狼戰記 Choujin Sentai - Jetman (J) zip 鳥人戰隊 Chouwakusei Senki - Metafight (J) zip 超惑星戰記(超行星戰記) enter of the Radia War (J) zip RADIA 戰爭 Chuugoku Janshi Story Tonpuu (J) zip æ±é¢¨-中國麻將 Chuuka Taisen (J) zip 中è¯å¤§ä»™ Circus Charlie (J) zip 馬戲團 City Adventure Touch - Mystery of Triangle (J) zip åŸå¸‚冒險-æ¥è§¸ Clu Clu Land (JU) zip CLU CLU 世界 Cobra Command (J) zip 眼é¡è›‡æŒ‡æ®å®˜ Cocoron (J) zip 魔法世界 Columbus - Ougon No Yoake (J) zip 哥倫布傳 Commando (J) zip 戰場之狼 contrast (J) zip 三è»å¤§ä½œæˆ° Contra (J) zip é­‚æ–—ç¾…(日文完ç¾ç‰ˆ) Cosmic Epsilon (J) zip 宇宙戰機 Cosmic Wars (J) zip 宇宙爭霸戰(太空模擬戰) Cosmo Genesis (J) zip 宇宙創世紀 Cosmo Police - Galivan (J) zip 宇宙刑警 Crayon climb Chan (J) zip è Ÿç­†å°æ–° Crazy Climber (J) zip 瘋狂爬梯工 Crisis Force (J) zip å¸åœ‹æˆ°æ©Ÿ Cross blast (J) zip è„«ç„2(è¡€ç«ç¸±æ©«) make pass Race - Road Man (J) zip å–®è»Šç‹ Dai 2 Ji - Super Robot Taisen (J) zip 第2次機器人大戰 Daikaijuu - Deburas (J) zip 大怪ç¸è¿ªæ™®æ‹‰æ–¯ Daiku No Gen San (J) zip 大力工頭-阿æºå› Daiku No Gen San 2 - Akage No Dan No Gyakushuu (J) zip 大力工頭-阿æºå›2 Daimeiro - Meikyuu No Tatsujin (J) zip 大迷路 Daisenryaku (J) zip 大戰略 Daiva - Imperial of Nirsartia (J) zip 超人迪瓦 Dark Lord (J) zip 黑暗統治者 Datach Battle go (J) zip æ¢ç¢¼ç‰ˆæˆ°é¬¥æ©Ÿå™¨äºº Datach draw climb Chan (J) zip è Ÿç­†å°æ–°æ¢ç¢¼ç‰ˆ Datach Dragon Ball Z - Gekitou Tenkaichi Budou Kai (J) zip é¾ç Z-æ¿€é¬¥å¤©ä¸‹ä¸€æ­¦é“æœƒ Datach Gundam Wars (J) zip SDé«˜é”æ¢ç¢¼ç‰ˆ Datach J unify - Super Top Players (J) zip Jè¯ç›Ÿæ¢ç¢¼è¶³çƒ Datach Ultraman Kurabu (J) zip 超人俱樂部 Deblock (J) zip 星際俄羅斯方塊 Deep Dungeon 3 - Yuushi E No Tabi (J) zip 深入地底3-勇者之旅 Deep Dungeon 4 - Kuro No Youjutsushi (J) zip 深入地底4-黑暗妖術師 Dengeki - Big hit! (J) zip 電擊作戰 Densetsu No Kishi - Elrond (J) zip 傳說é¨å£« Derby Stallion - Zenkokuban (J) zip 锿¯”大賽全國版(德比賽馬全國版) Derby Stallion.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://kofcollection.blogspot.com/2007/09/famicom.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Grecia." posted by ~Ray
Posted on 2007-11-03 17:44:13

Bonito es negarle la belleza a cualquier isla griega seria injusto la zona de la pequeña Venecia presenta una vista que merece la pena y un paseo por sus calles bien empedradas y blancas serian muy estimulantes para los primeros visitantes de esta turistica isla a mediados del siglo XX.. pero ahora es un hervidero de turistas paraiso homosexual zona de fiesta etc. el encanto de una isla blanca ha desaparecido por completo sucumbido por la explotacion turistica los precios abusivos y los valores han quedado escondidos y ocultos back el blanco de los pijitos que se pasean por la isla el supuesto Glamour han hecho de esta isla el verjel de lo superficial y para alguien medianamente sensible e inquieto es un lugar absolutamente vacio. PATMOS. PARAISO DE SAN JUAN. EN EL go INFERNAL. Menos turistica y un lugar mas rodeado de misticismo es patmos siempre seria mas recogido si no fuera por el macroturismo cruceril que llega hasta su bonita bahia es un pueblo pequeño y acojedor con sus tiendas y tabernas. No suscribimos la escursión por supuesto y como siempre sino que compartimos un taxi con una pareja muy simpatica de brasileños y nos costo apenas 6 € por persona. El viaje en go hasta la media montaña donde se encontraba la gruta de San Juan fue movido digno de un campeonato de rallies de hecho en la conversacion con el taxista le dije que podria correr el campeonato con lo que nos pegamos unas buenas risas. La gruta esta bien en fin ya no me emocionan segun que lugares santos debo estar perdiendo la fé y los lugares "sagrados" empiezan a parecerme mas al templo con sus comerciantes. La gruta pues es una visita mas curiosa para mi que otra cosa se ve la devocion de la gente lo cual respeto profundamente pero no me dejo afectar por los santuarios en si me pasa mas con esa fé ciega que tienen los demas lo respeto. Pero no me sento bien que el cura hiciera sitio en los porta velas colocados por la gente mostrando su respeto tal vez un deseo los quito ardiendo y los apagó para hacer sitio. Luego el monasterio e san juan con unas pinturas al paint bizantinas muy dignas pequeñito pero coqueto con excelentes vistas a la bahia de patmos tras la visita y bajar con el go suicida compramos unos dulces de clara inspiracion islamica y volvimos al barco. EFESO-KUSADASI. CICERON EN UN CADILLAC DEL 68. Tras pasar unas horas de asueto en el barco disfrutando de la piscina y tomando un poco el sol atracamos en Kusadasi y tras volvernos a negar a inscribirnos en la excursion nos marchamos a buscar un go,,, la puja empezó por 150 € y al final conseguimos recortar a unos modicos 40 € y con la impresion de haber podido conseguir por menos pero al final lo que siempre digo a la hora de regatear. "ellos contentos yo contento todos contentos" ida vuelta y una hora de espera en el yacimiento menos que los 55 € por persona que valia la excursion. Tuvimos suerte y el taxista hablaba un ingles fluido,el taxi era un cadillac del 68 con tapiceria nueva de cuero verde precioso y con un fresquito bueno que hacia tomamos la carretera al yacimiento de Efeso antigua ciudad greco-romana por el camino nos fue explicando como debiamos hacer la visita y que era lo mas importante ademas charlamos sobre como eran las carreteras turcas dandome una informacion bastante intresante. La visita a Efeso sencillamente espectacular el Odeon la biblioteca de Celso la puerta de Mitridates la avenida el teatro sencillamente impresionante y perfecto un yacimiento perfectamente conservado con poco nivel de reconstrucion cosa de la que empiezan a abusar en Grecia con demasía. Tras volver a Kusadasi y ahorrarnos la visita a la fabrica de pieles que los excursionistas oficiales tuvieron que tragarse amen de la casa de la Virgen Maria (nunca mejor dicho lo de amen) llegamos a la ciudad y tras pasear un ratillo por el bazar nos dimos el gustazo de tomarnos una cervecilla fresca en la fortaleza bizantina situada en el islote de entrada al puerto muy bien conservada y con unas vistas maravillosas. CRETA. EL TORO RECONSTRUIDO. El poco tiempo de estancia en Heraclion tres horas solo daba para buscar la parada de autobuses con el numero dos salir para el yacimiento de Cnosos verlo y volver a la carrera al barco,, amén del madrugon a las seis de la mañana algo a lo que por otro lado ya estabamos plenamente habituados. Se respeta que Arthur Evans reconstruyera parte de el palacio para hacernos hoy en dia una idea de como vivían de como era un palacio del por que surgio el mito del minotauro en un lugar asi.. lo menos aceptable era el hecho de que la restauración de los frescos y de algunas estancias ha sido poco menos que escandalosa y poco atinada una cosa es hacernos una idea y otra es no dejar nada a la imaginación aunque reconozco que la mayoría de la gente que visita estos lugares no tiene imaginación alguna su seso quedo secado al son de las ondas hercianas televisivas y no dan para mas. Puede que sea necesario que se reconstruya.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://s0l0paral0c0s.blogspot.com/2007/09/grecia.html

comments | Add comment | Report as Spam


"More from Snipe Island WMA" posted by ~Ray
Posted on 2007-10-23 18:16:48

I'm a 7th (and comfort counting) generation Florida Cracker (native) so everything here is about or somehow related to Florida whether directly or through my own Southron-fried sentiment. As promised here are more pictures from Mandalay Road. Common Buckeyes weren't as common as black Eastern Tiger Swallowtails. We were almost approve to the highway when I spotted another favourite. This tiny Pearl Crescent was all about the Frog-fruit. I chased him for quite a while before he agreed to sit for a mouth ot two. The Whirlabout thought the crescent's game looked like fun so he joined in making sure I knew he well-deserved his name. The Queens weren't quite as plentiful as last year but they seem to be coming back nicely. The Viceroys outnumbered the Queens this measure. This was the only Long-tailed Skipper we saw. Unfortunately this work's larva the is an agricultural pest. Common BuckeyeSouthern DogfaceCloudless SulphurOrange SulphurEastern Tiger SwallowtailBlack SwallowtailPalamedes SwallowtailSpicebush SwallowtailGiant SwallowtailGulf FritillaryPearl CrescentZebra (Longwing)QueenViceroy'Sweadner's' Juniper HairstreakSilver-spotted SkipperLong-tailed SkipperWhirlaboutClearwing Sphinx MothKatydidLubber Thanks ever so. RCWB! I'm pretty partial to the Queens myownself. Even though they're pretty common down there they're my favourite Mandalay siting. SwampAngel thanks ever so! I would have thought you'd have plenty of swallowtails down there. I keep hoping I'll get a chance to continue down to the Glades again to look for some of those deep southerly types. FC convey ya kindly! I take so many pictures some are bound to move out alter. 8-] I like JESUS! I'm a 7th-generation Florida native dyed-in-the-wool Southron belle. I just recently dusted off my genealogy notes and thanks to a long-lost relative nearly doubled the details. We started home schooling when only 'outlaws' did it and still apply a daily quest for knowledge. These days the family spends a lot of measure birding butterflying spending as much time in 'the woods' as possible while they're still here.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://tacachale.blogspot.com/2007/08/more-from-snipe-island-wma.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Camelot" posted by ~Ray
Posted on 2007-10-17 20:23:13

As mentioned earlier today we have made some changes to siege towers,making them comparable to higher aim siege. Also based on player feedback and internal testing. Heretic alter has been adjusted to more allot levels. Camelot A former Doctor Who and an ex-Coronation Street resident were officially crowned King Arthur and Sir Lancelot measure night as Peter Davison and Bill protect faced friends celebrities and the press in a special performance of Monty Python’s. As a prove of player feedback and after some internal discussion we’ve begun to take a look at the top two items brought on by 1.90 namely Heretic alter and Siege Towers. We’re currently reevaluating some of the aspects of these. Camelot Theme Park With all the discussion of Heretics. Mythic is looking into Heretics and Towers. Be sure to displace in your come up worded and thought out feedback! From. Happy Birthday. Happy Birthday to Hubby! 39 years ago. M came into the world and it's never been the same since. 22 years ago. M came into my life and 17 years ago we married and my life has never been the same since Camelot Herald Camelot and the Cultural Revolution a splendid book by James Piereson expounds on a remarkable historical insight. Along with President Kennedy. Lee Harvey Oswald murdered American liberalism that horrible Friday in November. 1963. The following small note was accidentally omitted from the 1.90 conjoin notes. Sorry! - The griffon Arr will cause and path more regularly which ordain make hunting this monster easier for trophy hunters. Camelot Lottery p__ __ __ ted. Camelot Answers : ballot; allotment; shallot; allotment; lottery; merlot; cloth; slowest; closet; clothes; harlot; clot; blot; closest; schedule; plan; hospital; zealot; hospitalised; blotch; loathed; clotted; plotted. For the Gatherings Newsletter. Gary needs to insert Bob R’s Mackinac Island and Homecoming photos into my Camelot Journal entries so that people who read about these Gatherings can act a be and conclude more as though they had been there. Camelot By The Sea The past week was a very busy one for EA Mythic's Dark Age of Camelot as they released a brand new game version. You can also find the weekly articles on the Camelot Herald so we'd like to back up you find things more quickly by compiling. It was a quiet Sabbath for Mick and me. I was comfort feeling below par by quite a bit and did not attend services today at St. Luke’s so I had the whole morning free to do the Sunday puzzles and apply a desire round of solitaire Camelot The stealth animation air has been solved and DAOC players ordain be able again to move while stealth. Sagrilarus wrote: Technically that's four actions. Going back to Camelot when a quest is completed is automatic. Camelot furnish Park quest is won. Tristan goes approve to camelot 2 - Tristan use your power to go to a quest for free 3 - Tristan spend 1 life point to do play a Merlin or another special Card by example What you think? Sorry by the bad english. The Camelot Entertainment Sales logo. Author: CPvGc90 Tags: Camelot Entertainment Sales logo logos intro intros ident idents movie enter channel Posted: 09 September 2007 Rating: 0.0 Votes: 0. Camelot tell comfort feeling very sluggish and somewhat black out. I napped in my chair after Morning Offering listened to a video of Luciano Pavarotti which Rick had e-sent me and collected a couple of recipes before lunch I am Anne Elliot! You are Anne Elliot of Persuasion! Let's face it you're easily persuaded especially when faced with choices that are or aren't 'the Elliot way.' But this doesn't mean that you don't undergo conviction Camelot Lottery We haven't heard much from Camelot Software -- the developer behind various Shining compel. Mario Golf and Mario Tennis titles -- ever since the company announced that it would be putting aside its Nintendo projects to cerebrate on its. This animated movie from 1998 was something I recently watched over again in some measure. I first saw it on television and liked the music. Prayer is still a very relaxing and peaceful piece of music. This animated movie is still funny. Camelot By The Sea While the temperature continued to soar after Morning Offering Mick set forth to mow his Friday populate alone. Gary being in Peru. However it worked out perfectly for him. He had a good day even finishing ahead of time We had another game of Shadows Over Camelot tonight and it ended the same way as a lot of our recent games have. The traitor plays completely honestly and just hopes that at the end of the bet flipping two black swords ordain give. Camelot Due to a bloody huge increase in traffic on my server (I woulda never thunk. For those unfamiliar with the game each player takes the role of one of the noble knights of the round table (each with a unique special cater) who venture forth on numerous quests both for valor and to defeat many enemies of Camelot Camelot Theme Park I awoke on this very hot day still feeling weary and beat of sleep. I decided to take.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://camelot-936.blogspot.com/2007/09/camelot-as-mentioned-earlier-today-we.html

comments | Add comment | Report as Spam


"Beni suçlayanlar?n üzerinizde nas?l bir etki b?rakt?klar?n? ..." posted by ~Ray
Posted on 2007-10-10 19:14:21

Beni suçlayanların üzerinizde nasıl bir etki bıraktıklarını bilemem. Atinalılar; ama öylesine inandırıcı konuÅŸtular ki neredeyse bana kendimi unutturdular; ve gene de söylediklerinin hemen hemen tek bir sözcüğü bile doÄŸru deÄŸil. Ama söyledikleri sayısız yalan arasında beni en çok biri ÅŸaşırttı:Sizlere benim tarafımdan aldatılmamak için kendinizi kollamanız gerektiÄŸi çünkü çok inandırıcı bir konuÅŸmacı olduÄŸum söylendi. Aslında aÄŸzımı açar açmaz büyük bir konuÅŸmacı olmaktan nasıl uzak olduÄŸumu göstereceÄŸimi bile bile bunu söylemeleri bana çok utanmazca göründü—hiç kuÅŸkusuz usta bir konuÅŸmacı ile demek istedikleri ÅŸey gerçekliÄŸi dile getiren biri deÄŸilse. Ama demek istedikleri buysa usta bir konuÅŸmacı olduÄŸumu kabul ederim hiç kuÅŸkusuz onlarla aynı tarzda olmamak üzere. Evet dediÄŸim gibi söyledikleri arasında gerçek tek bir sözcük bile yok; ama benden yalnızca gerçeÄŸi iÅŸiteceksiniz. Gene de. Atinalılar onlarınki gibi güzel sözlerle ve deyimlerle süslenmiÅŸ bir konuÅŸma biçiminde deÄŸil. Hayır hiç de deÄŸil; benden duyacaklarınız dosdoÄŸru o anda aklıma gelen sözler ve uslamlamalar olacaktır; çünkü söylediklerimin haklılığına inanıyorum. Aslında benim gibi yaÅŸlı bir insana sizlerin karşısına sözlerini hoÅŸ göstermeye çabalayan genç bir söylevci gibi çıkmak yakışmaz—ve kimse benden bunu beklemesin. Ama. Atinalılar sizlerden bir ricada bulunmam gerekiyor: EÄŸer kendimi alışıldık tarzımda savunursam ve eÄŸer pazar yerlerinde ya da baÅŸka yerlerde kullanma alışkanlığında olduÄŸum sözleri kullandığımı duyarsanız. ÅŸaşırmamanızı ve bu yüzden sözümü kesmemenizi isteyeceÄŸim. Çünkü yaşım yetmiÅŸin üstünde ve ÅŸimdi ilk kez bir mahkeme önüne çıktığım için buranın diline oldukça yabancıyım. Bu yüzden bana sanki gerçekten de bir yabancıymışım gibi eÄŸer büyürken iÅŸittiÄŸi kendi lehçesinde ve kendi ülkesinin tarzında konuÅŸursa bağışlayacak olduÄŸunuz biri gibi bakmanızı istiyorum. Sizlerden haksız bir istekte mi bulunuyorum? Lütfen tarzıma aldırmayın iyi olabilir ya da olmayabilir; ama yalnızca sözlerimin haklı olup olmadığını düşünün ve yalnızca bunu dikkate alın. Çünkü yargıcın erdemi budur tıpkı konuÅŸmacının erdeminin gerçeÄŸi söylemek olması gibi. Benim için doÄŸru olan ÅŸey ilkin bana yöneltilen ilk yalancı suçlamalara ve beni ilk suçlayanlara karşı savunma yapmaktır ve ardından daha sonraki suçlamalara ve suçlayıcılara geçeceÄŸim. Bu ayrımı yapıyorum çünkü sizden önce birçokları tarafından yıllarca yalan yanlış suçlandım; ve bunlardan Anitus ve arkadaÅŸlarından olduÄŸundan daha çok korkarım. üstelik onların da kendi yollarında oldukça tehlikeli olmalarına karşın. Ama sizleri daha birer çocukken yakalayıp kafalarınızı bana karşı doÄŸru olmayan suçlamalarla dolduran ötekiler çok daha tehlikelidir. Bunlar bir Sokrates'ten yukarıda gökyüzündeki ÅŸeyler hakkında kafasını yorup aÅŸağıda yeraltındaki ÅŸeyleri araÅŸtıran zayıf uslamlamayı kuvvetliye çeviren bir damage insandan söz ettiler. Beni korkutan suçlayıcılar bu masalı yayanlardır. Atinalılar; çünkü onları dinleyenler böyle ÅŸeyleri araÅŸtıranların tanrılara tapınmaya bile inanmadıklarını sanırlar. Dahası bunlar sayıca kalabalıktır ve bana karşı suçlamaları eskilere gider ve üstelik bu suçlamaları onlara en kolay inanabileceÄŸiniz çaÄŸda yaptılar—çocukluÄŸunuzda ya da belki de gençliÄŸinizde; ve yargı gıyaben verildi. çünkü beni savunacak kimse yoktu. Ve tüm bunların içinde en usdışı olanı suçlayıcılarımın pekçoÄŸunu tanımamam ve adlarını bile bilmememdir—tek bir durum bir güldürü ozanının2 durumu dışında. Kıskançlık ve çekememezlikten sizi bana karşı döndürmüş olanların tümü—ki bunlardan bir bölümü yalnızca baÅŸkalarından duyup inandıklarını yinelemiÅŸlerdir— tüm bu insanlar uÄŸraşılması en güç olanlardır; çünkü onları buraya getirtemem ve yakından sorgulayamam; bu yüzden kendimi savunmak için bir bakıma gölgelerle savaÅŸmak ve yanıtlayacak kimse yokken sorgulamak zorundayım. O zaman lütfen söylediÄŸim gibi karşıtlarımın iki sınıfa düştüğünü anımsayın; birinciler suçlamalarını ÅŸimdi getirmiÅŸ olan yeniler. ötekiler çok önceden getirmiÅŸ olan eskiler. Ve umarım kendimi ilkin ikincilere karşı savunmamın yerinde olduÄŸunu kabul edeceksiniz. çünkü bunların suçlamalarını yenilerden çok daha önce ve çok daha büyük bir ÅŸiddetle yaptıklarını duydunuz. Evet. ÅŸimdi savunmamı yapmalıyım. Atinalılar ve böylesine uzun bir zamandır kafalarınıza yerleÅŸtirilen bu iftirayı elimdeki bu kısa sürede gidermeye çalışmalıyım. Aslında eÄŸer benim için olduÄŸu gibi sizler için de iyi olacaksa bunu baÅŸarabilmeyi ve savunmamda baÅŸarılı olmayı isterim. Ama sanırım bu güç olacak ve görevin doÄŸasının ne olduÄŸunu çok iyi anlıyorum. Ne olursa olsun Tanrının istediÄŸi olacaktır ve ÅŸimdi yasaya boyun eÄŸmeli ve savunmamı yapmalıyım.Åimdi baÅŸtan alarak bana yöneltilen iftiraya yol açan ve gerçekte bana karşı bu davayı açarken Meletos'un inandığı suçlamanın ne olduÄŸunu soracağım. Evet suçlamacılar beni suçlamak için neler dediler? Onları sanki savcılarımmış gibi görelim ve yeminli bildirimlerini ben okuyayım: ''Sokrates herkesin iÅŸine burnunu sokan bir suçludur yerin altındaki ve gökteki ÅŸeyleri araÅŸtırır zayıf uslamlamaları güçlü kılar ve yukarıda sözü edilen öğretileri baÅŸkalarına öğretir.'' Suçlamaların doÄŸası böyle birÅŸeydir ve bunları Aristofanes'in komedisinde kendiniz gördünüz. Bir Sokrates sunar ki ortalarda dolanıp havada yürüdüğünü söyler ve haklarında az ya da çok hiçbirÅŸey bilmediÄŸim konular üzerine bir yığın saçma sapan sözler eder. EÄŸer [fizikle ilgili] bu konularda bilgili olanlar varsa sanmasınlar ki bunu söylerken bu tür bilgiyi küçümsüyorum. EÄŸer Meletos bana karşı böylesine ciddi bir suçlama getirecek olsaydı bu beni gerçekten çok üzerdi! Ama ey Atinalılar iÅŸin aslı bu [tür fiziksel] konularla hiçbir ilgimin olmadığıdır. Burada bulunanların pek çoÄŸu bunun doÄŸruluÄŸuna tanıktır ve onlara beni söyleÅŸilerimde dinlemiÅŸ olan pekçoÄŸunuza sesleniyorum. Anlatın o zaman; ÅŸimdi birbirinize aranızdan birinin beni bu tür konular üzerine ister uzun uzadıya olsun isterse kısaca birÅŸeyler söylerken duyup duymadığını söyleyin. Yanıtlarını duyuyorsunuz. Ve bundan kalabalığın hakkımda söylediÄŸi baÅŸka ÅŸeylerin de doÄŸru olmadığını anlayacaksınız. Ama gerçekte bunların hiç birinin doÄŸru olmaması gibi eÄŸer birinden benim insanları eÄŸittiÄŸimi ve karşılığında para aldığımı duymuÅŸsanız bu da doÄŸru deÄŸildir. Gene de eÄŸer biri gerçekten de insanları eÄŸitebilirse bence bu iyi birÅŸeydir. İşte Leontiumlu Gorgias. Keoslu Prodikus ve Elisli Hippias. Bu insanların her biri herhangi bir kente gidebilir ve gençleri onlara karşılıksız öğretim verebilecek olan kendi yurttaÅŸlarını bırakıp kendilerine katılmaya bunun için para ödemeye ve bunun üstüne bir de minnettar kalmaya inandırabilirler. Aslında bu sıralar burada bir baÅŸka bilge. Atina'da kaldığını öğrendiÄŸim Parioslu.

Forex Groups - Tips on Trading

Related article:
http://dusundurensozler.blogspot.com/2007/09/beni-sulayanlarn-zerinizde-nasl-bir.html

comments | Add comment | Report as Spam


 

 




blogs - aa blogs - air force blogs - aquarius blogs - aries blogs - army blogs - arts blogs - baby blogs - blogs 4 men - blogs 4 women - cancer blogs - capricorn blogs - career change blogs - choice blogs - christmas blogs - cigar blogs - cigarette blogs - cig blogs - coast guard blogs - coffee bean blogs - college baseball blogs - college basketball blogs - college football blogs - colleges blogs - computer blogs - create blogs - dating blogs - elvis blogs - email chat blogs - email pal blogs - enhancement blogs - fall blogs - fha blogs - freedom blogs - friendly blogs - funny blogs - gambler blogs - gemini blogs - her blog - his blog - hockey blogs - join blogs - javas blogs - kid safe blogs - leo blogs - libra blogs - apartments blogs - coffees blogs - horoscopes blogs - life advice blogs - lover blogs - marine blogs - married blogs - military blogs - misc blogs - more money blogs - mortgage blogs - move blogs - movies blogs - musical blogs - navy blogs - new in town blogs - obscure blogs - online date blogs - online game blogs - over 30 blogs - over 40 blogs - over 50 blogs - over 60 blogs - over 70 blogs - over 80 blogs - over 90 blogs - password blogs - pc blogs - mortgages blogs - peoples blogs - pictures blogs - pipe blogs - pisces blogs - poems blogs - poker blogs - police blogs - political blogs radio blogs - read blogs - recreational vehicle blogs - relocation blogs - reserve blogs - rv blogs - safe blogs - scorpio blogs - singles blogs - smokers blogs - smoker blogs - state blogs - state college blogs - taurus blogs - teen advice blogs - teenager blogs - tobacco blogs - tv blogs - vacation blogs - veteran blogs - virgo blogs - virtual blogs - weekly blogs - wingman blogs - word blogs - words blogs - writer blogs - poetry blogs - prescription blogs - sagittarius blogs - straight blogs - summer blogs - gi blogs - hooka blogs - penis enlargement blogs - vfw blogs - casinos blogs - casino blogs - web hosting blogs - hosting blogs - auto blogs - truck blogs - van blogs - suv blogs - 4 wheel blogs - harley blogs - flu blogs - diet blogs - pistols blogs - teenage blogs - lpga blogs - burnable blogs - new tunes blogs - coaching blogs - treasures blogs - trades blogs - nutty blogs - skate blogs - play 21 blogs - weather blogs - poker players - golf blogs - american blogs - football blogs - baseball blogs - hockey blogs - basketball blogs - soccer blogs - cooking blogs - recipe blogs - space blogs - 3d games blogs - barbecue blogs




the Palamedes archives:

11 articles in 2006-01
22 articles in 2006-02
27 articles in 2006-03
36 articles in 2006-04
27 articles in 2006-05
26 articles in 2006-06
24 articles in 2006-07
18 articles in 2006-08
22 articles in 2006-09
30 articles in 2006-10
22 articles in 2006-11
22 articles in 2006-12
12 articles in 2007-01
12 articles in 2007-02
3 articles in 2007-03
7 articles in 2007-04
11 articles in 2007-05
10 articles in 2007-06
3 articles in 2007-07
1 articles in 2007-09




next page


Palamedes